3 Ocak 2012 Salı

SATRANÇ / STEFAN ZWEIG

2012'nin okuduğum ilk kitabı oldu Satranç. Son haftalarda oldukça sık bahsettiğimiz, adını duyduğumuz kitabı bilinçli bir tercihle yılın okuyacağım ilk kitabı olarak seçip yıl başının geçmesini beklemiştim.İyi ki de öyle yapmışım.2 Ocak'ta yüzünü gösteren güneşle beraber kahvemi yudumlarken cafede başladığım bu kitabı 2 saat sonra bitirmiş olarak cafeden ayrıldım. Sindire sindire okumak isteyişime rağmen bir solukta okuyup bitirdim.

Kitabın içeriğine gelince; Stefan Zweig eşiyle beraber ölmesinden hemen önce tamamlamış Satranç'ı. Satır aralarına, betimlemelerine, kişileştirmelerine gömmüş o dönem ki ruh halini. Aslında pek gömmemiş, belki biraz süslemiş, önüne bir kaç eşya çekmiş o kadar. Stefan Zweig Satranç metaforunun ardına bunalımını, bir dönemin stratejilerini, baskının beyni üzerindeki oyunlarını gizlemiş. Bunu öyle bir ustalıkla yapmış ki, birbirinden ayrı üç küçük öyküyü, edebi bir zenginlik ve yalın, akıcı bir dille harmanlayıp derdini sunmuş. Hayalet Yazar filminde baş rolü oynayan yazar bir karede "tüm kelimeler var, sadece yalnız düzendeler" diyordu. Zweig işte bu sıralamayı çok iyi yağmış. Olayı, karakter tahlillerini, ruh hallerini, anlatmak istediğini en uygun kelimelerle, olabildiğince net ve kısa anlatmış. 70 sayfalık dev bir eser yaratmış. Okunması gereken bir baş yapıt. Hem keyif veren, hem bilgilendiren, zekasına, kurgusuna hayran bırakan bir kitap Satranç. İtiraf etmeliyim ki, kıskandığım eserlerden biri. Stefan Zweig ile henüz tanışma fırsatım oldu. Bu kadar geciktiğim için dünden beri hayıflanıyorum. Diğer kitaplarını da en kısa zamanda okumalıyım. Sizde kendinizi ödüllendirin ve ne kadar övülse az gelen Can Yayınlarının Ayşe Sabuncuoğlu çevirisindeki bu kitabı alıp okuyun, hatta yorumlarınızı da buraya ekleyin. Kitabın etiket fiyatı sadece 7.50 tl, internet sitelerindeki satışlarda bu 5-6tl'ye kadar inebiliyor. İçinden bir kaç cümlesini yazacağım bu kitabı okurken, tadına varacağınız edebiyat keyfi için bana teşekkür edeceksiniz, biliyorum. Hiçlik işkencesine uğrayan Dr. B.'nin hikayesini, takdire şayen zekasını, hayata tutunma taktiklerini ve Czentovic karakterini unutamayacaksınız. Şimdiden keyifli okumalar;)

*Bir insan kendini ne kadar sınırlarsa, öte yandan sonsuza o kadar yakın olur; işte böyle görünüşte dünyadan kopuk yaşayanlar, özel yapıları içinde karınca gibi, dünyanın tuhaf ve eşi benzeri olmayan bir maketini kurarlar.
*Bu insan, bu akıl insanı, aklını kaçırmadan on, yirmi, otuz, kırk yıl boyunca bütün düşünme gücünü tekrar tekrar aynı gülünç amaca yöneltir; bir tahtanın üzerinde tahta bir şahı köşeye sıkıştırmak!
*Siyah olan ben, beyaz olan benin yapacağı hamleyi heyecanla bekliyordu. Bir tanesi bir yanlış yapınca, öteki ben sevinçten havalara uçuyor ve aynı anda da kendi beceriksizliğine kızıyordu.

19 yorum:

  1. Tam "tamam elimdeki kitapları bitirmeden yenisini almayacağım" diyorum, gözüm takılıyor bir kitaba...
    Bu gidişle Satranç bana yemin bozduracak :))

    YanıtlaSil
  2. Satranç için yemin bozulur, emin ol pişman olmayacaksın;)

    YanıtlaSil
  3. Merhaba,
    Blogunuzu izlemeye aldım. 2011'de okuduğunuz kitaplara baktım. Herhangi bir tarzınız yok gibi, elinize geçen her kitabı okuyor gibisiniz. Tarzınızı yakalayamadım.
    Blogunuz takip etmeye değer. Saygılar

    YanıtlaSil
  4. Merhaba Mehmet Bilgehan Merki,
    takibe değer gördüğünüz için teşekkür ederim. Hem güncel kitapları hem de kült kitapları takip etmeye çalışıyorum.Yazıyla ilgilendiğim için de bazı kitapları okumam gerekiyor.2011 biraz karışık bir yıl oldu ama açılışını Satranç ile yaptığım bu yıl muhteşem kitaplar okunmayı bekliyor

    YanıtlaSil
  5. güzel bir kitaba benziyor, elimdeki kitaplar biter bitmez okuma listeme büyük bir memnuniyetle dahil edeceğim bu kitabı... :)

    YanıtlaSil
  6. çok hoş bir kitap gerçekten ve su gibi akıp gidiyor. Eşim grip olmuştu,kitabını da ofisinde unutmuş. Evde yatarken bir kaç saat içinde okuyup bitirdi. Kitabı kapatırken hadi satranç oynayalım dedi;)

    YanıtlaSil
  7. Bu kitabı okuyalı çok oluyor ama hala hatırlıyorum. Bence de çok etkileyici bir kitaptı. İncecik ama pek çok şeyle yüklü bir kitap. Burada tekrar karşılaşmaktan memnun oldum:)

    YanıtlaSil
  8. kesinlikle ince ama pek çok şeyle yüklü, unutulmayan kitaplardan. herkes okusun, bilsin istiyorum;)

    YanıtlaSil
  9. elimde şuanda okuduğum kitabım var onu bitirir bitirmez alıp okumak istiyorum merak ettim malesef bende iki çocuk olduğu için onlarla ilgilenmekten fazla fırsatım olmuyor ama elimden geldiği kadar okumaya çaba gösteriyorum çünkü bence insan okudukça rahatlıyor ve de ufku genişliyor.
    sevgiler...

    YanıtlaSil
  10. Blogunuza şimdilik sadece göz gezdirebildim ama takip edilesi bir blog olduğu belli, yavaş yavaş girileri talan ederim.
    Bu kitabın İş Bankası Yayınları basımı var benim kitaplığımda ve bu ay bitmeden okumayı planladıklarımdan.
    Hiç satranç bilgisi olmayan birinin kaçıracağı noktalar var mı kitapta? Hani satranç bilmemem alacağım zevki azaltacaksa en azından en temel satranç kurallarını öğreniyim, satranç oyunuyla ilgili 3-5sayfa okuyayım diyorum...
    Mesela bu olay İhsan Oktay Anar'ın Yedinci gün'ünde oldu çok önemli bir kısım olmasa da, karşılıklı hamlelerin verildiği bir kısım vardı ve ben hiç anlamadan geçtim o kısmı.

    YanıtlaSil
  11. Bu kitap cidden bir ilham kaynağı 2 defa okudum, üzerimde etkisi oldukça fazladır.Bir film yazıyorum çokça etkilendim kitaptan belli şeyleri mutlaka Zweig'dan aşıracağım :)

    YanıtlaSil
  12. Bu kitap hayatımda okuduğum en güzel kitaplardandı. Kendini sınırlamak gerçekten sonsuza yakınlaşmayı sağlıyor, frekans değişiyor bazen hissetmek mümkün. Satrançta ve sanatta bunu yaşamak mümkün. Kitapta mevzubahis aynı zamanda gestapılardı. Satranç bunu çok iyi anlatır. Öyle açmazlar, öyle varyantlar oluşur ki oynarken.. Kendi beceriksizliğine kızar insan bir yandan umutsuzca, gestapo son hamlelerini saymaktadır. Satranç, karelerin işgali gibi gözükse de ( Tiranlar bunu sever), direnmenin oyunudur. Zweig' a harika eseri için minnettarlığımı sunuyorum. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  13. Bu kitap hayatımda okuduğum en güzel kitaplardandı. Kendini sınırlamak gerçekten sonsuza yakınlaşmayı sağlıyor, frekans değişiyor bazen hissetmek mümkün. Satrançta ve sanatta bunu yaşamak mümkün. Kitapta mevzubahis aynı zamanda gestapılardı. Satranç bunu çok iyi anlatır. Öyle açmazlar, öyle varyantlar oluşur ki oynarken.. Kendi beceriksizliğine kızar insan bir yandan umutsuzca, gestapo son hamlelerini saymaktadır. Satranç, karelerin işgali gibi gözükse de ( Tiranlar bunu sever), direnmenin oyunudur. Zweig' a harika eseri için minnettarlığımı sunuyorum. Sevgiler.

    YanıtlaSil
  14. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  15. Kitabı okudum fakat okul için yorumu gerekli daha önce sayfanızda küçük prens kitabının yorumlamasını okumuştum
    Mesela Gemi yolculuğu: Gerçek hayata yolculuk veya kişliklerin analizi.
    Czentovic faşizmı mi temsil ediyor yoksa evrensel kültürsüzlüğümü gibi...
    Yardımcı olabilirseniz sevinirim

    YanıtlaSil
  16. Göz açıp kapatana kadar okuduğum mükemmel bir kitaptı. 3 defa üst üste okumuştum. Bende kitap ile ilgili düşüncelerimi yazdım. Okursanız ve düşüncelerinizi belirtirseniz sevinirim :D http://kaynakhocam.wordpress.com/2016/06/17/satranc-stefan-zweig/

    YanıtlaSil
  17. Gerçekten harika bir kitap..satranc oynamayi biliyorsaniz ve psikolojiye merakliysaniz daha da bir anlam kazaniyor..yazar cok guzel psikolojik tahliller yapmis.

    YanıtlaSil
  18. Gerçekten harika bir kitap..satranc oynamayi biliyorsaniz ve psikolojiye merakliysaniz daha da bir anlam kazaniyor..yazar cok guzel psikolojik tahliller yapmis.

    YanıtlaSil
  19. Mükemmel bir öykü. Yazarın ölüm şekli hikayeyi ölümsüzleştirmiş

    YanıtlaSil